Hemen sizi yormadan cevabı verelim. Tabiki hayır! Aramızdan kaç kişi, Einstein‘in da ilkokulda iken matematik dersinde başarısız olduğunu duyarak cesaretlendirilmedik ki? Hemen hemen herkes bunu duymuştur.
O çok zor gelen havuz problemleri ile boğuşup kendimizi yetersiz bulup üzüleceğimize,dünyanın gelmiş geçmiş en zeki insanı olan Einstein‘ın da başarısızlık yaşadığını duyup teselli bulmadık mı hepimiz.
Büyük bir kanıya göre, Einstein’ın matematikte tökezlendiği söylenmekte. Bu iddaanın kanıtı olarak ise “herkes biliyor zaten” diye bir sav ortaya atılmakta, binlerce web sitesinde, kitaplarda.
Aslında Einsteinin çocukluğu ile ilgili epey bir ironik durum var, ama ne yazık ki bu onlardan biri değil.
Peki bu mit nasıl oluştu? Bu olayı neden böyle biliyormuşuz biz yıllardır.
Sebebi popüler bir gazetede yayınlanan Ripley’in İster İnanın İster İnanmayın adlı karikatür köşesiymiş.
[ Ripley bu konuda kültleşti denilebilir : web sitesi ]
Yer çekimi, insanların aşka düşmesinden sorumlu değildir.
Dünyanın hiç kuşkusuz en zeki adamı olan Einstein, mizahi bir yöne sahip olduğu zaten dünyanın en ünlü fotoğraflarından biri olan bu resimden belli oluyor. Einstein sadece bizlere relavite kuramını değil, böyle güzel sözleri de bıraktı.
Elinizi sıcak bir sobanın içine sokun, bir dakika size bir saat gibi gelecektir. Hoş bir bayanla bir saat oturun, size bir dakika gibi gelecektir. İşte görecelilik budur.
Yaratıcılığın sırrı, kaynaklarınızı nasıl saklayacağınızı bilmektir.
Eğer ne yaptığımızı bilseydik, buna araştırma denmezdi değil mi?
Bilmiyorum, umursamıyorum, bu hiç birşeyi değiştirmiyor.
Eğer hayatta başarılı olmak A ise, A x artı y artı z’dir. X çalışmak, y rol yapmak, z çeneyi kapalı tutmak. [Read more →]